Alıntılanan Makale

Müsadere ve İhrâz İlkesi (1969) - Rothbard

Bir yapılanma ne zaman gerçekten özel mülkiyet olmaktan çıkar ve devlet imtiyazıyla ayakta duran bir yapıya dönüşür? Rothbard, müsadere ve ihrâz ilkesi üzerinden, devletle iç içe geçmiş yapıların mülkiyet iddialarını sorguluyor.

الاقتصاد مثبت Öne Çıkan

Tekele Yönelik Politika (İnsan, İktisat, Devlet) - Rothbard

İktisat tarihçileri sık sık tekelin ekonomideki boyutu ve önemi hakkında incelemeler yaparlar. Bu incelemelerin hemen hepsi yanlış yönlendirilmiştir, çünkü tekel kavramı asla ikna edici bir şekilde tanımlanmış değildir. Bu bölümde tekel ve yarı tekel türlerinin ve bunların ekonomik etkilerinin izini sürdük. Açıktır ki "tekel" terimi, doğrudan ya da dolaylı olarak, layıkıyla sadece hükümetsel imtiyaz ihsanlarına uygulanır. Bir ekonomide tekelin boyutunu doğru olarak ölçmek, hükümetin ihsan etmiş olduğu tekel ve yarı tekel imtiyazlarının derecesini ve boyutunu incelemek demektir.

Amerikan düşüncesi geleneksel olarak "anti-tekelci" olmuştur. Fakat açıkçası, hükümetin "pozitif bir anti-tekel politikası takip etmesini" istemek sadece manasız değil, aynı zamanda derin biçimde ironiktir. Besbelli ki tekeli kaldırmak için gerekli olan tek şey, hükümetin kendi imtiyazlarını lağvetmesidir.

Çoğu (hepsi değilse bile) durumda, bizzat imtiyazlı işletmelerin ya da çalışanların tekelci imtiyazlar için kışkırtma yaptıkları elbette doğrudur. Fakat onların, Devletin müdahalesi vasıtasıyla olması dışında, yarı tekelci hâle gelemeyecekleri de doğrudur. Dolayısıyla baş sorumluluğu taşıması gereken, Devletin davranışıdır.

Son olarak şu soru yöneltilebilir: Bizzat şirketler sırf tekel imtiyazları mıdır? Bazı serbest piyasa savunucuları, Walter Lippmann'ın İyi Toplum'u (The Good Society) tarafından bu görüşün kabul edildiğine ikna edilmişlerdi. Bununla birlikte, önceki tartışmamızdan açık hâle gelmiş olmalıdır ki şirketler hiçbir surette tekelci imtiyazlar değildirler; onlar bireylerin kendi sermayelerini havuzladığı serbest birliklerdir. Tam serbest piyasada, bu tür insanlar sadece kendi kredi verenlerine, sorumluluklarının özellikle şirkete yatırmış oldukları sermaye ile sınırlı olduğunu ve bunun ötesinde kişisel varlıklarıyla şirketin borçlarından sorumluluk taşımadıklarını, çünkü bir ortaklık düzenlemesi altında olmadıklarını ilan edeceklerdir. O zaman bu şirketle iş yapıp yapmamaya karar vermek alıcıların ve satıcıların elinde olan bir şeydir. Eğer iş yaparlarsa, kendi risklerini üstlenip yola devam ederler. Böylece hükümet, şirketlere sınırlı sorumluluk imtiyazı bahşetmez. Bir şeyin önceden ilan edilmesi ve serbestçe mukaveleye bağlanması özel bir imtiyaz değil, hür bir bireyin hakkıdır. Hükümetlerin şirketlere ayrıcalık ihsan etmesine gerek yoktur.

İnsan İktisat ve Devlet - Murray N. Rothbard - Liberte Yayınları

yavuzilyas
yavuzilyas
30 أكتوبر 2026، 06:32 ص 50 0 ردود

0 ردود

لا توجد ردود بعد. كن أول من يرد.

سجل الدخول للرد

تسجيل الدخول